31 Temmuz 2012 Salı

Positive Facts of Fast Food


Fast food often gets a bad reputation for being high in fat, calories and sodium. Some of the obvious appeal of eating fast food includes convenience and cost, but many fast-food chains are also altering their menus to appeal to a more health-conscious consumer. Although most foods are OK to eat as an occasional treat, some fast-food menu options are better choices than others.

Nutrition Value Availability

A positive aspect of fast-food chains compared to some other more formal eateries is the availability of nutrition facts for their food. Having the knowledge about what is in the foods you are eating may help you make more informed and healthier decisions.


Changes in Cooking Techniques

Another positive change in the fast-food world is the availability of foods prepared with healthier methods. Some changes are only a small step in the right direction, such as using vegetable oil instead of lard to fry foods, while other changes result in a significantly healthier food, such as grilled chicken breast or broiled fish.


Healthier Alternatives

In addition to foods prepared in lower-fat ways, other healthier options have been added to many fast food menus. For example, the availability of fresh salads, low-fat yogurt, fruit cups and wheat buns can replace some of the higher fat and lower fiber meal options. Nonetheless, these healthy choices have the ability to take a wrong turn when paired with unhealthy selections, such as fried chicken and high-fat dressing on the salads, cookies, candies or high-sugar granola mixed into the yogurt or whipped toppings on the fruit. Stick with the food in its most natural form to get the highest nutritional benefit from it.


Children's Meals

Fast food often seems like a quick solution for families with small children and working parents, but trying to instill healthy eating habits in young lives can be a challenge at fast food chains. Luckily, healthier kid-friendly alternatives are becoming more available. For example, low-fat milk is an option in place of sugary sodas. Apple slices can be chosen instead of high-fat french fries. The positive side of fast-food restaurants can go beyond the cost and convenience factors with a little effort in choosing the healthier options on the menus.


Sonunda Türkiye'de... Surf N Fries !!




Aralarında bir Türk’ün de bulunduğu dört yakın arkadaş, en büyük tutkularını, en sevdikleri yiyecekle birleştirerek kurdukları ve  Avrupa’nın en başarılı yeni Fast-Food markası haline getirdikleri  “Surf ’n’ Fries”ı, kurulduğu Hırvatistan’dan sonra Türkiye’ye de getirdiler.

Hayatlarının vazgeçilmezi olan  sörf sporunu, markalarının merkezine oturtarak,  işlerini daha keyifli ve lezzetli bir şekle dönüştürdükleri gibi, aynı zamanda da bir hobi haline getirmişler.

Bu dört kafadar tüm yaşıtları gibi patates kızartması, tavuk kanadı ve corndog’u günlük yemek alışkanlıklarının zirvesine oturtmuşlar. Rüzgarlı havalarda sörf, kış aylarında  kayak yaparken de, bambaşka sektörlerdeki sürekli koşuşturma halinde süren iş yaşamlarında da, birçok öğünü hızlı gıdalarla geçiştirmek durumunda kalıyorlarmış.

İşler böyle bir hal alınca da, düşünüp taşınıp, hepimizin sevdiği ve hiçbirimizin yemekten vazgeçemediği patates kızartmasını çok daha lezzetli ve sağlıklı hale getirip,  herkesin benimseyeceği, gerçekten de çok havalı bir marka olan “ Surf ‘n’ Fries“ı yaratmışlar.
Değişik soslarla da lezzeti farklı boyutlara taşımayı başarmışlar.


Kuruculardan Andrija ve Denis, biraz medya sektöründe, biraz da emlak alanında çalışarak hayatlarını sürdürüyorlarmış. 
Kristina finans, Mustafa ise inşaat ve makinaları sektöründe kariyerlerini ilerletirken tanışmışlar.

Mustafa, İstanbul’da oturuyor ancak çocukluğu Çanakkale’de geçmiş. Yani kanında rüzgar ve  deniz var. Ççocukluk arkadaşı üç Hırvat ise, Hırvatistan’ın sahil incisi Rijeka şehrinden. 


Zaten markanın çıkış noktası da burada. Rijeka’da yıllar önce çok popüler bir patates kızartması büfesi vardır, Pomfree Bar adında. Bölgenin tüm gençleri gibi,  sörf  yapıp eğlenirken, acıktıkları zaman Pomfree Bar’da ucuz ve lezzetli kızartmalarla kendilerini doyuruyorlar. Surf ‘N’ Fries oluşumunda biraz bu anıların da etkisi oluyor.  


Kariyer planları yaparken akıllarına bu bar geliyor. Bayağı bir düşünüp taşındıktan sonra fikir iyice akıllarına yatıyor ve bir uçağa atlayıp dünyanın neresinde bu tarz bir ürün varsa, oraya gidip deniyorlar ve fikirlerini pekiştiriyorlar. Kaliforniya’daki benzer kızartma barlarından da biraz ilham alarak Hırvatistan’a dönüyorlar. Ve Surf ‘n’ Fries doğuyor.

Markanın her türlü dizaynı ve konsepti konusunda da hem yakın arkadaşları hem de kendileri için çok özel olan bir tasarımcıyla çalışıyorlar. Zaten herşey bundan sonra başlıyor. Öncelikle kızarmış patateslerin sunumunda kullanılan patentli tasarımları “paket/külah” Viyana Dizayn Yarışması’nda ödül alıyor. 


Kullanılan renklerden, restoranlarının tasarımlarına kadar tüm detaylara çok kapsamlı araştırmalar sonucunda karar veriyorlar.
Kullandıkları patates, özel şekilde kesiliyor ve terbiye ediliyor. Sunumda kullandıkları soslar, ortaklara göre Hırvatistan’daki en iyi şef olan bir arkadaşları tarafından onun restoranının mutfağında hazırlanıp seçiliyor.


İlk Surf ‘n’ Fries restoranlarını 2009’da Rijeka’da açıyorlar. Rijeka’nın aynı Venedik’te olduğu gibi çok özel bir karnavalı var. Bu 2 haftalık karnaval boyunca insanlar sürekli maskelerle dolaşıyorlar, geçit törenleri yapıyorlar. Restoranlarını da işte bu karnavalın ilk günü açıyorlar. 
O sene Rijeka Karnavalı’nın bir sloganı var.
Kim olmak istiyorsan, özgürce ol!
 Bu slogan da ilk günden Surf'n'Fries 'ın mottosu haline geliveriyor.



Sonrasında, Hırvatistan genelinde franchiselar vermeye başlıyorlar. 
Artık Hırvatistan’ın  her şehirde  Surf ‘n’ Fries ‘a ulaşmak mümkün.

Sonrasında SlovenyaBosna-HersekÇek Cumhuriyeti gibi ülkelere master-franchise vermeye başlıyorlar. Hali hazırda da AlmanyaİtalyaAvustralya, İspanya, ABD ‘den gelen birçok master franchise tekliflerini değerlendiriyorlar.

Surf ‘n’ Fries artık Türkiye’ye rotasını çevirmiş durumda. Ortaklardan Mustafa Parlak artık zamanın Türkiye  için geldiğini belirtiyor. Gerek damak tadı, gerekse fikir olarak, süratli bir hayatın yaşandığı ülkemizde, Surf ‘n’ Fries’ın haklı olarak Türkiye’yle çok örtüştüğünü düşünüyor.




Patatesinden soslarına, kullanılan özel yağ karışımından, dizaynına ve tabii ki ödüllü paket/külahına kadar Surf ‘n’ Fries, gerçekten çok havalı ve sıcak bir marka.

Bu lezzeti en kısa zamanda önce İstanbul’da sonrasında tüm Türkiye’de bir an önce tatmak istiyoruz. 

Papa John's Pizza Türkiye'de Büyümeyi Hedefliyor



Toplam 32 ülkede 4 bine yakın şubesiyle hizmet veren, dünyanın 3’ncü büyük pizza zinciri ABD’li Papa John’s, 2008 yılında girdiği Türkiye’de yatırımlarına hız veriyor.
Şu anda İstanbul’da 14 şubesi bulunan ve yıl sonuna kadar şube sayısını 20’ye çıkarmayı hedefleyen Papa John’s, önce İstanbul’da yayılarak büyümeyi tercih ediyor. Papa John’s Pizza’nın Kurucusu John Schnatter, Türkiye’nin genç nüfusunun avantajından söz ederek, Türkiye pazarında büyümek için agresif ve heyecanlı olduklarını söyledi. Toplam cirosu 350-400 milyon dolara ulaşan Papa John’s 32 ülkede yılda 250 milyon pizza satıyor.

Restoranı iflastan kurtardı

Kariyerine lisede okurken yerel bir pizzacıda çalışarak başlayan John Schnatter, kuruluş hikayesini şöyle anlattı: “Bu dönem boyunca, pizza sektöründeki en büyük eksiğin, üstün kalitedeki pizzaları müşterilerin kapısına kadar ulaştırmak olduğunu keşfettim. Kaliteli bir pizza zinciri kurulursa başarılı olacağına inandım. Kaliteli, taze hamur ve malzemelerle lezzetli pizzaları yapma isteğiyle, babamın sahip olduğu barın arkasında pizzalar yapıp 
satmaya başladım. O dönemde babam iflas etmek üzereydi ve ona yardımcı olmak için 1971 model Camaro’muzu satarak, bu zor durumdan çıktık. Ardından babamın barının yanında, 1985’te ilk restoranımı açtım. İlk restoranın açılışından sonra, Papa John’s Pizza, ürün kalitesiyle beğeni kazandı ve hızlı bir yükselişe geçti. Peşpeşe yeni şubeler açmaya başladık.”

Bu yıl 280 şube açacak

Bugün 32 ülkede 4 bin restoran ile hizmet verdiklerini 
anlatan John Schnatter, şunları söyledi: “Toplam ciromuz 350-400 milyon dolara ulaşıyor. Bu yıl içerisinde 280 mağaza açmayı hedefliyoruz. Bunların 120 tanesi ABD’de, 160’ı da diğer ülkelerde açılacak. Girdiğimiz ülkelerde franchise modeliyle ilerliyoruz. Satışlarımızda ilk sıralarda ABD ve Rusya yer alıyor. Yılda yaklaşık 250 milyon adet pizza satıyoruz. Girdiğimiz ülkelerde yerel lezzetlere de önem veriyoruz”

Türkiye’de çok genciz


Papa John’s Pizza’nın 2008 yılında Türkiye’ye girdiğini hatırlatan John Schnatter, şöyle konuştu: “Türkiye pazarında oldukça genciz. Şu anda İstanbul’da 14 şubemiz var. Türkiye’de öncelikle İstanbul’da olacağız. Elimizdeki mevcut pazarda tamamen yerleştikten sonra Anadolu şehirlerini düşünmeye başlayabiliriz ancak şu an için öyle bir planımız var. Türkiye’deki rakiplerimizle dünyanın her yerinde karşılaştık. Diğer ülkelerde rekabet ederken ne yaptıysak, Türkiye’de de aynısını yapacağız. Rakiplerimiz fiyatta ve hızda iyiler ancak biz de daha kaliteli malzeme ile faaliyet gösteriyoruz.

Dünyanın her yerinde alışkanlıklar aynı

PAPA John’s Pizza’nın Kurucusu John Schnatter, Türkiye’nin pizza seven bir ülke olduğunu belirterek, “Aslında dünyanın her yerinde pizza alışkanlıkları aynı. İnsanların bir arada olduğu dönemlerde pizza tüketimi artıyor. Futbol maçları, televizyon programları gibi siparişleri etkileyen unsurlar var” dedi.

Geçen yıl büyümede ikinci oldu

PAPA John’s Pizza Türkiye’de geçtiğimiz yıl yakaladığı yüzde 41 büyüme ile faaliyet gösterilen ülkeler arasında büyüme hızında Rusya’nın ardından ikinci oldu. Türkiye’de toplam 177 kişiye istihdam sağlayan Papa John’s Türkiye’de 1 milyon pizza satışı gerçekleştiriyor.

30 Temmuz 2012 Pazartesi

Fast Food Sektörü, 2012 yılında 1,8 Milyar Dolar Ciro Hedefliyor.


FC 1939’da Kentucky’de kuruldu. Bugün 105 ülkede 15 bin restorana sahip. KFC’de yüzde 100 tavuk eti kullanılıyor. Tavuklar 11 karışık baharata batırılıp kızartılıyor. Baharatların sırrı KFC’de. Dünyada günde 7 milyondan fazla kişi KFC’lerde yemek yiyor, KFC’lerde yılda 4.5 milyardan fazla tavuk satılıyor.

Süzer Grubu’nun gıda şirketi Turkent’in başında Osman Kırık var. Osman Kırık kariyerine KFC’de başlamış adım adım yükselmiş biri. KFC ve Pizza Hut’ların Türkiye operasyonunun A’dan Z’ye her aşamasında Osman Kırık’ın emeği var. Kırık’ın verdiği bilgiye göre, Türkiye’de fast food servisi 1.5 milyar dolar ciroya ulaştı. 2012’de de 1.8 milyar dolar olacak. “Biz gelişen bir ülkeyiz. Gençlerin verdiği dinamiklik var, bunu iyi değerlendiriyor markalar da” diyen Osman Kırık ile yeni hedeflerini konuştuk. 

- Siz kariyerinize nasıl başladınız?

1990 yılında kasiyer olarak işe girdim. Daha sonra tüm aşamalarda, kademelerde çalıştım KFC’de. Kasiyerlikten bölüm şefliğine, vardiya müdürlüğü, müdür yardımcılığına, restoran müdürlüğü, operasyon müdürlüğü, direktörlüğe varan çizgide dediğim gibi adım adım her kademede çalışarak yükseldim. Bu yıl Turkent firmasının genel müdürü oldum.

- Süzer Grubu’nun gıda şirketi Turkent, şirketten çok markalarıyla biliniyor...

KFC ve Pizza Hut’ı bilmeyen yoktur. O markaların müdürüyüm.

- Kasiyer olarak işe başladığınızda hedef koymuş muydunuz kendinize?

A’dan Z’ye her aşama benim için önemliydi. Aslına bakarsanız ben başta koymuşum hedefimi. Ben uygulamaları restoranda öğrendim ama çok hizmet içi eğitim aldık. İlk KFC restoranında işe başlamıştım. Ben işi sevdim. ‘Hayatımı burada devam ettiririm’ dedim.

- Kaç yıldır var Türkiye’de KFC?

21 yıl oldu. İlk geldiğinde olay olmuştu.

- Şu anda büyüklüğü nedir? Kaç restoran var?

KFC 61 noktada. 12 ildeyiz. Pizza Hut 45 şubeli, o da 7 ilde. Yeni yerler açılacak.

- Kaç kişi çalışıyor restoran zincirlerinizde?

KFC’de 1.280 kişi, Pizza Hut’da da 924 kişi var. Merkez ofisimizde de 80 kişi çalışıyor.

Cironun % 25’i paket servisi

- Memnuniyet derken, her gün pizza yenmez. Ve günümüzde artık herkes sağlığına, kilosuna özen gösteriyor ama bir yandan da pizza ve kızarmış tavuktan vazgeçemiyor mu?

Son zamanlarda light menü hazırladık. Ama çok talep artmadı. Sabah işe gelirken herkes ‘Öğlen salata yiyeceğim’ diyor açıkınca nefis tavuklar ya da pizzalar yemek istiyor.


- Paket servis oranınız nedir?

Toplam ciromuzun yüzde 25’i paket servis. Hızla arttı paket servis oranı ama biliyorsunuz bizim restoranlarımız da hep dolu. Bu yüzde 25 oranı toplam içinde, bazı restoranlarımız evlere servis yapmıyor, bazıları da yüzde 50 oranında eve servis yapıyor.

- En çok siparişi ne zamanlar alıyorsunuz?

Bu değişiyor ama rekor kıranlar var.

- Nasıl bir rekor, rakam verebilir misiniz?

Bir saat içinde 100 sipariş alan restoranlarımız var. Düşünün hızı. Tüm operasyon buna göre hazırlanıyor. Lezzet kaybı asla olmaz. Çok planlıyız bu konuda. Geçmişteki verilere bakarak iyi hazırlandık bu gelişmelere. Biz bir saatte 100 siparişi zamanında yetiştiriyoruz.

- Fast Food sağlıklı değil. Herkes daha sağlıklı olmak istiyor. Tavuk çok çabuk bozulan bir ürün. Nereden alıyorsunuz, kalite için nelere özen gösteriyorsunuz? Hangi yağları kullanıyorsunuz, en fazla kaç kez kullanıyor yağlarınız?

Banvit’ten her gün tavuk alımı yapıyoruz. Ve her gün taze tavuk alıyoruz KFC’de. Pizza Hut’ta da her gün taze hamur hazırlanıyor. Asla donmuş hamur kullanmıyoruz. Her sabah hamur açılıyor Pizza Hut’larda. KFC’de de tavuklar en iyi yerlerden geliyor, özenle korunuyor ve o gün tüketiliyor. Ben gönül rahatlığıyla sağlıklıyız derim. Yağda da litaretürdeki en iyi yağı kullanıyoruz. Trans yağı sıfır bizde. Uzun zamandır da böyle.

- Atık yağlarınız ne oluyor?

Atık yağları da çok iyi topluyoruz, devletin gösterdiği adrese veriyoruz. Biz 5 yıl önce bir öncülük yaptık bu konuda. Özel bir cihaz getirttim Almanya’dan. Her saat yağlar ölçülüyor. Laboratuvarda kullanılan cihazı ufaltmışlar. Kırmızı yeşil ışıkları var. Biz çok sıkı takip ediyoruz yağları. Bu cihaz o dönemde çok beğenildi ve başkaları tarafından da kullanılmaya başlandı.

En fazla ciro Cevahir’de

- En fazla ciroyu hangi restoran yapıyor?

Cevahir Alışveriş Merkezi’ndeki restoranlarımız en iyisi. Her iki markada da orada en yüksek ciroyu yapıyoruz.

- Rakibiniz hamburgerciler ve pizzacılar mı? Artık yerel lezzetler servislerini güçlendirdi... Pideciler, dönerciler de rakip mi?

Herkes rakip... Yerli olanlar da yabancılar da... İşini doğru yapanlar müşteriyle gönül bağı kuruyor. Biz rakipleri değil müşterilerimizi önemsiyoruz. Biz onlara yenilik yapıyoruz. Grup menüleri, çoklu menüler, indirimler yapıyoruz. Alım güçlerini dikkate alıyoruz. Çalışanlara bakıyoruz, enflasyon oranında zam alıyorlar, biz de bunu dikkate alarak zam yapıyoruz.

- Türkiye’ye ait lezzetlere de yer veriyorunuz menünüzde, bu olmazsa olmuyor sanırım...

Türk halkı kendinden bir parçayı mutlaka istiyor. KFC’de baharatlı ürünler var, Türk halkı çok seviyor. Pizzalarda da sucuk, salam, pastırma hepsi karışık çok tercih ediliyor.

Surf ‘N‘ Fries şimdi IPhone’da..




Patates kızartmasının en güzelini tatmaya çok az kaldı!!

Surf‘n’Fries, o meşhur patates kızartmalarını çok yakında bizlerle tanıştırmaya hazırlanıyor. 
Hem de “En İyi Ambalaj Ödülü” sahibi  külahlarının içinde!!

Markanın ortaklarından Mustafa Parlak, 2009’da Hırvatistan’da açılan ilk Surf‘n’Fries restoranının ardından, ürünlerin çok beğenildiğini bundan da önemlisi Surf‘n’Fries ‘ın toplumun her kesimi tarafından çabucak benimsendiğini belirtti. 


Şu anda Hırvatistan’da 50 ‘ye yakın noktada Surf‘n’Fries’a ulaşmak mümkün.
Bununla da kalmıyor, SlovenyaÇek CumhuriyetiBosna-Hersek,Karadağ gibi diğer ülkelerde de Surf‘n’Fries zincirleri  bulunuyor. 

Mustafa Bey, önümüzdeki sene içinde, ABDAlmanyaAvustralya,İspanya ve İtalya’da da Surf‘n’Fries Franchiselarının açılacağını belirtiyor.





Surf‘n’Fries, Hırvatistan’da adeta bir milli servet. Özellikle gençler başta olmak üzere tüm halk, markanın hikayesi, ürünleri ve tasarımları nedeniyle Surf‘n’Fries’ı çok seviyor. Bunda markanın yarattığı sıcaklığın ve doğallığın da payı çok.






Bu sıcaklık, biraz da Surf‘n’Fries ‘ın spor başta olmak üzere, diğer birçok sosyal  alanda yer almasından kaynaklanıyor. Kayak ve Sörf turnuvalarında sponsorluklar, amatör spor ve sporculara verdikleri destekler, katıldıkları festivaller, özel tasarım stickerları ve külahları gibi. 
Hatta Surf‘n’Fries ‘ın Smartphonelar için ürettiği Surf‘n’Fries Application ‘ı bile bu sosyal çalışmalardan sayılabilir.










Bu özel fast-food lezzetinin farkına Hırvatistan’a yaptığımız Gurme Tur’unda vardığımız Surf’n’Fries ‘ın ülkemizde açılacağı günü iple çekerken, şimdilik Iphone’daki Surf’n’Fries app ile vakit geçirmek iyi bir fikir olabilir...

22 Temmuz 2012 Pazar

McDonald's 2020 yılına kadar Olimpiyatların ana sponsoru



McDonald’s sporu desteklemeye devam ediyor...

1976 yılından beri Olimpiyatların resmi sponsoru olan McDonald's, 2020 yılına kadar Olimpiyat Oyunları’nın ana sponsoru ve Resmi Restoranı olmaya devam edecek.

Dünyada 36 yıldır Olimpiyatların resmi sponsoru olan McDonald’s, önümüzdeki 8 yıl içerisinde gerçekleştirilecek Olimpiyat Oyunlarının da ana sponsoru olacak. Londra 2012 Olimpiyat Oyunları, Sochi 2014 Kış Olimpiyat Oyunları, Rio 2016 Yaz Olimpiyat Oyunları, Pyeongchang 2018 Kış Olimpiyat Oyunları’nın resmi sponsoru McDonald’s, 
Olimpiyat Oyunları ortaklığı ile dengeli beslenme ve aktif yaşam tarzına vurgu yapıyor.
‘Çocuk ve gençleri bedensel aktivitelerde bulunmaya teşvik ediyoruz’
Milyonlarca sporseverin merakla beklediği Londra 2012 Olimpiyat Oyunları’na ve önümüzdeki yıllarda çeşitli şehirlerde gerçekleştirilecek diğer Oolimpiyatlara McDonald’s’ın global olarak sponsor olduğunu ifade eden McDonald’s Genel Müdürü Dilek Başarır, “Toplumda spor bilincini ve ruhunu oluşturmak, sporun kitlelere yayılmasını ve geliştirilmesini sağlamak için çalışmalar yapıyoruz. McDonald’s, Olimpiyatların ana sponsorluğu ile dünyanın dört bir yanındaki çocukları spor ile buluşturmayı ve onlara olimpiyat ruhunu aşılamayı amaçlıyor” dedi.
Çocuklara sporu sevdirmeye çalıştıklarına değinen Başarır, “Çocuk ve gençleri bedensel aktivitelerde bulunmaya teşvik etmek ve onların spora olan ilgilerini artırmak amacıyla Türkiye’de de etkinlikler düzenliyoruz. Olimpik atletler günümüz çocukları ve gençleri için büyük bir rol model. Olimpiyat Ooyunları sponsorluğu ile dengeli beslenme ve aktif yaşam tarzının önemi konusunda çocuklarla iletişim kurmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Türkiye’de McDonald’s

 Dünyanın en değerli markalarından biri olan ve Türkiye’de 26 yıllık geçmişi olan McDonald’s Türkiye’de Anadolu Grubu (Anadolu Endüstri Holding) çatısı altında faaliyet göstermektedir.  McDonald’s, Türkiye’de 179 restoranı ve 4 bin 500’ün üzerinde çalışanı ile yılda 80 milyondan fazla kişiye hizmet vermektedir. Sunduğu ürün ve hizmetlerin tamamına yakınını Türkiye’de üretim yapan tedarikçilerden temin eder. Örneğin; McDonald's restoranlarında tüketilen etlerin tamamı Pınar Et’ten, patatesleri Konya Şeker’den, süt ürünleri Danone’dan sağlanır. 

McDonald’s Announces Menu for Olympic Park


Four McDonald’s restaurants will takeover Olympic Park at this year’s events in London.
Traditional McDonald’s items, the Big Mac, Quarter Pounder, Filet-O-Fish and Chicken McNuggets, comprise the menu.
A few items that you may not recognize are also available.  The Wispa Gold McFlurry is made with “soft dairy ice cream swirled with Cadbury Wispa pieces and a Cadbury Caramel sauce.”  The drool-worthy dessert has 400 calories and 14 grams of fat.
The Chicken Legend is a crispy chicken sandwich served with spicy tomato salsa that will be sold at the games.  Other items include a Sweet Chili Chicken Wrap, croissants and pain au chocolat.  While you might not recognize these items, they are widely available at restaurants in the UK.
The menu features a full McCafe menu along with breakfast.  Carrots and salads are also available for those looking for healthier options.
The following locations will serve the Olympic menu: “one in the Athletes’ Village, one in the Main Media Centre (MMC), and two retail locations for spectators (World Square and Orbit Circus).”  The World Square location is a whopping 9,843 square feet and the company has posted photos of it on their Flickr site.
McDonald’s in Sydney has been celebrating the games in a much bigger way.  Since May, the chain has been offering items in honor of the different participating countries.  The Sydney Stack, Barcelona Omlette, Paris Choc Delight and Atlanta Pork McRib are a few of the festive items created in honor of the games.